KAYMAKLI AYVA TATLISI

 

AYVA ( Pyrus   Cydonia )

 

    Ayva çok uzun çağlardan  beri bilinen  ve tarihsel geçmişi olan bir meyvedir.

Kuran , İncil ve Tevrat’ta adı zikredilen ortak yiyecekler sınırlı.Zeytin bunların başında geliyor.Çoğu kez  cennet meyvası olarak anılan “ayva” ise  ikinci sırada. Farsça “ağabeyya” , Tatarcadan , Türkçeye, Türkmenceden  Rusçaya kadar ayva, havya ya da ayva olarak yerleşmiş.Antik çağdan günümüze ballı Ayva tatlıları sofralarımızı  ve damakları tatlandırmıştır.

   Roma uygarlığında parfümden , bala kadar her şey için  ayva ağacının meyvesi ve çiçekleri kullanılırdı.Ayrıca  bağlılığın işareti olarak verilir ve aşk sembolü sayılırdı.Dörtbin yıldan fazla Akdeniz ve Asya ülkelerinde yetiştirildiği bilinmektedir.Batı Asya ve Tropikal  ülkelerin meyvesi daha yumuşak ve suludur.

Dünya da ayva üretiminde Türkiye birinci sıradadır.Ayva yaprakları  boya ve kozmetik sanayinde , tıpta da ilaç yapımında kullanılmaktadır.

    Anadolu insanının yüzü doğaya dönüktür.Doğanın bereketini  türkülerine, şiirlerine, hatta deyimlerine katmaktan geri durmaz.Örneğin lafı fazla dolandırmadan “Havada ayva var” deyiverir; kışın  uzun ve soğuk geçtiğini  anlatmak için. Tarih boyunca  kimi zaman aşkı , sevdayı, kimi zamanda hüznü ve ayrılığı simgeledi ayva.Şiirlerde, şarkılarda, türkülerde ise en çok nar ile anıldı.Manilerde bile  birbirinden ayrılmadı.Orhan Veli “Gelirli” adli şirinde “İstanbul’dan ayva gelir, nar gelir/ Döndün baktım ki edalı yar gelir” diye  yazmadımı?.Peki “Karadut “ şiirinde  sevgilisine “ gülen ayvam ,ağlayan narımsın”

 Diyen Bedri Rahmi Eyüpoğlu’ na ne demeli.

   Soğuk iklimlerde yetişen bu meyva , sarı renkli  güzel görünümlü ,hoş kokulu ve ağırdır.Kabukları ve etli kısımları daha serttir.Yenildiğinde ağızda mayhoş bir tad bırakır.Sıcak ülkelerde ise kabuklar daha yumuşak,ayrıca çiğ yenilebilir. Pişirildiğinde çiğ yenildiğinden daha lezzetli ve hoş kokulu olurİçerdiği yüksek pektinden dolayı reçel,marmelat, pelte ve şekerleme yapılır.

Ulu önderimizin en sevdiği tatlı Ayva murabbası günümüzde pek yapılmaz oldu.

    Ayva ishal ve dizanteriyi keser. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir.İnce bağırsak iltihabını giderir.Kanı temizler.Karaciğer tembelliğine birebirdir.Safra akışını sağlar.Çarpıntıyı dindirir.Bronşit,öksürük,veremde faydalıdır..Ağızdan su gelmesini ve kan kusmayı önler.Kabızlık ve  yüksek tansiyonu olanlar için tavsiye edilmez..

     Osmanlı mutfağı, bugün belki bize damak tadı olarak biraz ağır gelen hemen hemen tüm et yemeklerinde , lezzet katkısı olarak meyvelere müracat etmiştir.Ayva da  bu nadide  meyvelerimizden biridir.Hafif ekşimsi tadının et yemeğine katacağı çeşniyi  bir kez düşünün geçtiğimiz günlerde sunduğum ayva yahnisi bir örnekti. Bu günde mevsime uygun hafif  zorluk derecesi pek olmayan tatlısını sunuyorum.. İşte size denemek için bir tarif. Boyası’mı.? içinde çekirdekleri…sakın ola ki gıda boyası diye bir şey kullanmayın

 

 

 

Malzemeler:

 

·        4 adet ayva

·        4 çay bardağı şeker

·        8 adet karanfil

·         ayva çekirdeği ( Ayıklanırken çıkan tüm çekirdekler.)

·         Kaymak

·        ½ limon

 

Hazırlanışı:

 

Ayvaların kabuklarını soyun , ikiye bölün ve ortalarını iyice oyun. Kararmamaları için limonlu suya atın..Ayvaları oyuk kısımları yukarı gelecek şekilde sıralayın.Her ayvanın göbeğine yarım çay bardağı şeker dökün.Karanfilleri ve ayva çekirdeklerini tencereye ekleyin.Kısık ateşte ayvalar yumuşayana kadar 45 dakika  pişirin.Ayvaları fırın tepsisine yerleştirin.Tencerede kalan suyu ayvaların üzerine gezdirin. Suyu az ise bir su bardağı su kenarından ilave edin. 200 derecede 20-25 dakika pişirin.Ayvaları aservis tabağına alın.Kaymak ile birlikte servis edin.

 

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !